İstanbul’dan Efes’e Yolculuk Otoringo - İstanbul’dan Efes’e Yolculuk

Blog

İstanbul’dan Efes’e Yolculuk


İstanbul’dan Efes’e Yolculuk

Klasik Yunan döneminde İyon Birliği’nin on iki şehrinden biri olan Efes, görkemli tarihinden kalan miraslarıyla günümüzde antik dönemlerin atmosferini yaşamak isteyenler için mükemmel bir seyahat rotası.

İzmir’in minik ve sevimli ilçesi Selçuk’ta bulunan Efes Antik Kenti’ne rota çizerken iki alternatifiniz bulunuyor: İstanbul’dan araba ile yola çıkılabilir ya da İzmir’e hava yoluyla ulaştıktan sonra araçla oradan yolculuğa başlayabilirsiniz. Araç kiralamayı düşünüyorsanız size hem İstanbul araç kiralama hem İzmir araç kiralama ile yardımcı olabiliriz. Otoringo ile keyifli yolculuklar dileriz.

Yolculuğa İstanbul’dan arabayla başlamayı tercih edecekseniz bizim önerimiz feribot taşıma sistemini kullanarak Bandırma’ya varmanız. Oradan da D565 otoyoluna çıkarak Balıkesir ve İzmir yolu üzerinden Efes’e varabilirsiniz. İzmir’e hava yoluyla gitmeyi tercih edecekseniz de İzmir Havalimanı’ndan İzmir araç kiralama hizmetimizi kullanarak hemen yola çıkabilir, E87 otoyolu üzerinden Efes’e gidebilirsiniz.

İlk Durak: Susurluk

Bandırma feribotundan indikten sonra, D200 yolu üzerinden D565’e devam edebilirsiniz.

Yolumuzun ilk durağında Susurluk bulunuyor. Burada meşhur Susurluk tostu ve ayranı için bir mola vermek ideal bir nokta. D565 otoyolundan devam ederken Susurluk Belediye Dinlenme Tesisleri’ne yaklaşınca Çay Caddesi’nden dönün(sağınızda kalıyor). Sağdaki ilk sokağa girince karşınızda Düzdağ Tostçusu belirecek. Susurluk’un en lezzetli tostlarının burada yapıldığı söyleniyor.

İkinci Durak: Manisa

D565 üzerinden yola devam edince Manisa’ya varacaksınız. İlk olarak Muradiye Camii’ni ziyaret etmenizi tavsiye ederiz. Ünlü mimar Mimar Sinan tarafından tasarlanmış olan Muradiye Camii 1583-1585 yılları arasında, 3. Murat’a ithafen bir külliye olarak yapılmıştır. Ardından, Kanuni Sultan Süleyman’ın annesi ve Yavuz Sultan Selim’in eşi Ayşe Hafsa Sultan tarafından, 1522 yılında bir külliye olarak yaptırılan Sultan Camii’ni görebilirsiniz. Vaktiniz varsa Manisa Arkeoloji Müzesi’ni ziyaret edebilirsiniz. Daha sonra, pek çoklarımızın hafızasında paranın icadı ile yer eden Lidya’nın başkenti ve tarihteki ilk ve en önemli ticaret yollarından birinin, Kral Yolu’nun başlangıcı olan Sardes Artemis Tapınağı’nı ve bunu müteakip buradan çıkarılan materyallerin bazılarının sergilendiği Manisa Etnografya Müzesi’ni gezip görmenizi öneririz.

Manisa-İzmir yolu boyunca, Spil Dağı’nın büyüleyici manzarası size arkadaşlık edecek. Fırsat bulursanız mola verip tertemiz dağ havasını içinize çekebilirsiniz. Öyle ki şehre dönünceye kadar hem bedeninize hem de zihninize terapi olacaktır.

Üçüncü Durak: Bornova

Manisa-İzmir yolu üzerinden devam ederken Bornova’nın içinden geçeceksiniz, D565 yolu da E87’ye bağlanacak ve ünlü alışveriş merkezi Forum Bornova’nın yanından devam edeceksiniz. Kişisel ihtiyaçları karşılamak için iyi bir durak. İzmir Kent Ormanı, Doğa yürüyüşü yapmak için uygun ve güzel bir yer. Sonbaharın renk tonlarını görüp yaşayabileceğiniz muhteşem bir doğa. Zamanına denk gelebilirseniz dağ çileği de toplayıp yeme şansınız olur. Orman gözetleme kulelerinden, İzmir ve körfezin harika manzarasını seyredebilirsiniz.

Son Durak: Efes Antik Kenti

Maceramız Bornova'dan devam edeceğimiz yaklaşık bir saatlik araba yolculuğuyla sonra eriyor. E87’den D550 otoyoluna geçerek Selçuk’a, oradan da Efes Antik Kenti’ne varabilirsiniz. Tarihin ihtişamına tanıklık etmek istiyorseniz; önce Efes Müzesi’ne, oradan da Anadolu’nun bilge ruhunu keşfetmek için Celsus Kütüphanesi’ne uğrayabilirsiniz. Efes Antik Kenti’ni kışın 08.00-17.00, yazın ise 08.00-19.00 saatleri arasında gezebiliyorsunuz. Burada efsanevi anıtlar ve büyüleyici yapıların kalıntılarıyla karşılaşacaksınız.  

Yedi Uyurlar

Yedi Uyurlar efsanesi birçok halka mal olmuş bir hikâye. Türkiye’de dört, dünyada otuz üç farklı noktada Yedi Uyurlar mağarası olduğu iddia ediliyor. Ancak Hristiyan kaynaklarının çoğunluğunda Yedi Uyurlar’ın Efes’teki mağarada olduğu yazılı. Bu yüzden de antik kentteki bu mağara oldukça dikkat çekici.

Hikâyelerde ortak tek nokta; putperestlerin baskısından kaçan Hristiyan yedi arkadaşın mezar kilisesi olan bu mağaraya kaçması. Bazı rivayetlere göre buraya sığınan gençler 200 yıllık derin bir uykuya dalıyor ve uyandıklarında Hristiyanlık resmi bir din oluyor. Diğer bir rivayete göre ise yedi kişinin kaçtığını duyan hükümdar mağaranın girişini kapattırıyor ve mağaranın girişine onları cezalandırdığına dair bir yazı astırıyor. Kapatılmalarının 200 yıl sonrasında arsa sahibi tarafından açılan mağarada yedi uyurlar görülür ve ihtiyaçları için köylünün arasına inmeleri ile de hikâye ortaya çıkar.